MICHAELA ASTRO KİMDİR?
Zaman Mekan Makinesi Youtube kanalı benimle bir röportaj yaptı ve “Televizyonlarda, sosyal medyada, haber sitelerinde sizden söz eden birçok sayfa karşımıza çıkıyor. Öte yandan bu kadar çok haber ve paylaşıma rağmen Mikeala Astro kimdir sorusuna doyurucu bir cevap bulmak oldukça zor. Üzerinizdeki bu gizem perdesini kaldırmak istiyoruz. Bize biraz kendinizden söz eder misiniz.” diye sordu.

Doğrusu biraz şaşırdım. Gizemli kalmak için özel bir çaba sarfetmiyorum. Açıkçası insanların beni ve özelimi değil, yaptıklarımı ve yeteneklerimi konuşmasını tercih ediyorum.

Röportajda söylediğim gibi  herkes kadar ben de Allah’ın bir kuluyum.

Kendisiyle barışık, insanları, hayvanları, yaşadığımız dünyayı seven, etten kemikten yaratılmış birisiyim. Dünyayı gezmeyi, okumayı seven, çalışkan ve kararlı bir karakterim var. Birlikte çalıştığım kimselerin haklarını zamanında teslim etme konusunda titiz davranırım. Cimri birisi değilim, ancak tutumlu olduğumu da söyleyebilirim. İhanetten, yalandan ve kabalıktan hoşlanmam.

Hayatı paylaştığım dostlarımla uzun yıllar bağlarımı kopartmam. Ancak saygısızlık eden, ihanetini gördüğüm, güven duygusunu kaybettiğim kişileri çabucak silerim.

Durugörü ve metafizk konularda yeteneklerimin farkına vardığımda çocuk yaştaydım.

Aslına bakarsanız, herkesin belli ölçüde benzer yetenekleri vardır. Mesela bir insanla tanıştığınızda onun kişiliğini hissettiğiniz olur. Hiç konuşmadığınız halde ondan negatif ya da pozitif bir elektrik aldığınızı hissedebilirsiniz.

Bazen hiç bilmediğiniz bir yere gidersiniz. İlk defa gördüğünüz bir şehirde gezerken orada geçmişte neler olduğu gözünüzde canlanır. Sokakta gezerken kaldırım taşlarının bir ruhu olduğunu hissedersiniz. Tanımadığınız bir mekana girdiğinizde duvardaki bir resim, sehpanın üstündeki bir eşya size göz kırparak beni hatırlıyor musun diyormuş gibi gelir.

Dedenizin doğduğu köye ilk gittiğinizde kendinizi br anda oraya ait hissedersiniz.

Bu duygular aslında hiçbirimize yabancı değil. Duymuşsunuzdur, bazı özel yeteneği olan insanlar kayıp bir paranın, bir anahtarın ya da buna benzer kayıp eşyanın yerini size söyleyebilir. Bizimkisi herkeste doğuştan var olan insanca bir yeteneğin biraz daha güçlenmiş hali diyebiliriz.

Bu söylediklerim geçmişte yaşananları hissetme yeteneğiyle ilgili ve açıkçası tüm insanların yaradılıştan az veya çok bu özelliği vardır. Ancak geleceği hissedebilme, insanların doğasında yok. Bu özellik milyonda bir insanda olabilir.

Bunun da kademeleri var. Bazıları Nostradamus veya Muhyiddin Arabi gibi mistik yönden çok güçlü ve yüzlerce yıl sonrasını görecek kadar derin isimler olabiliyor. Bazıları ise birkaç gün sonraki bir gelişmeyi önceden söyleyerek bizi şaşırtıyor.

Bir çoğumuzun tahmin yeteneği güçlü tanıdıkları vardır. Aslında geleceği ön görebilmek, biraz insan gözünün uzakları görmesine benzer. Örneğin oturduğumuz yerden en fazla 100 metre ilerisini seçebilirsiniz. Ayağa kalkarsanız bu mesafe 200 metreye çıkar. Sandalyenin üstüne basarsanız 300 metre olur. Yüksek bir dağa çıkarsanız elli kilometre ötesini seçebilirsiniz.

Geleceği görmek için oturduğumuz yerden kalkmalı, yükselmeliyiz. Mertebe olarak yükseldikçe çok daha uzakları görebilirsiniz.

Bunun için ruhunuzu mistik dünyada yükselmek üzere doyurmak ve eğitmek zorundasınız. Tersine, geçmişte olan gizemli kalmış olayları hissedebilmek için de derinleşmeniz gerekir.

Çukur kazdığınızı düşünün. Bir çiçek tohumu ekmek için toprağı parmağınızla kazımanız yeter. Bir fidan dikecekseniz çapayla elli santim toprağı kazmalısınız. Yetişmiş bir ağacı nakletmek için iş makinası getirip beş metre kazacaksınız.

Tek katlı evin temelini açmak için on metre kazarsınız, apartman yapacaksanız belki elli metre temel kazısı yaparsınız.

Geçmişi net görebilmek ve daha uzak geçmişe erişmek isterseniz ruhunuzu doyurup derine ineceksiniz. Dünyanın en büyük mistikleri bile Allah’ın dünyayı nasıl yarattığını söyleyemiyor. Nostradamus bile 1000 yıl sonrasını söylüyor ama 5000 sene sonrasına dili dönmüyor. Çünkü en güçlü mistik yetenekleri olan insanların bile sınırları var. Sonsuz derine inemediğiniz gibi sonsuza kadar yükselemiyorsunuz.

Allah herkese bir sınır çizmiş. Ruhun derinleşmesinin ve yükselmesinin sınırları var.

Ben çocukken psişik yeteneklerimi hissettikten sonra çok korktum. Neticede küçüksünüz. Dünyayı algılamaya çalışıyorsunuz.

Bazı çocuklar kediden ya da örümcekten korkarlar, bu korkularını yenemezlerse ömürlerinin sonuna kadar gördükleri her kediden, her örümcekten korkar. Oysa zamanla zararsız olduğunu da öğrenirler. Ancak küçükken bu korkularını yenemezlerse zararsız olduğunu bilseler bile korkmaya devam ederler.

Küçük bir çocukken geçmişte olanları ve yakın gelecekte olanları hissettiğimi anlayınca bu beni çok korkuttu. Ancak zamanla aklım erdikçe bu korkularımla yaşamak yerine yeteneklerimi doyurmayı tercih ettim. Ruhumu eğiterek yükselttim ve derinleştirdim. Artık neyi yapabileceğimi ve sınırlarımın nerede başlayıp bittiğini biliyorum. Dolayısıyla yeteneklerim beni artık korkutmuyor.

Durugörü konularında yeteneklerinizi geliştirmek için tarih, mitoloji, astroloji ve hurifilik gibi yarı mistik dallarda eğitim görmelisiniz. Bir Müslüman derviş kadar İslam felsefesini, İbrani mitolojisini, yaradılış efsanelerini ve bir şaman kadar şifacılığı bilmelisiniz. Farabiyi, İmam Maturidiyi, İbni Sinayı bileceksiniz. Ömer Hayyam’ı, Kutadgu biliki hissederek okuyacaksınız. Çilehanede aylarca çile çeken alimleri, nevruzu, hıdrellezi, kibeleyi hissederek ruhunuzu mutlu etmenin yollarını öğreneceksiniz. Size bunları öğretecek ustalardan el alıncaya kadar sabredeceksiniz. Sabrınızı kanıtlamak ve olgunlaşmak için günlerce ilahi dinleyeceksiniz. Ben bu eğitimler için yıllarımı verdim. Birçok mertebeyi aştım. Ancak bunun sonu yok. Ömrümün sonuna kadar öğrenmek ve ruhumu doyurmak için çalışmaya devam edeceğim. Başka türlü yükselemezsiniz ve derinleşemezsiniz. Durduğunuz anda mertebeniz azalmaya başlar. Onun için vaktimin çoğunu kendimi eğitmekle geçiriyorum.