Türk Türk’e Düşman mı Olur?

Azerbaycan’ın Gebele şehrinde 12. Türk Devletleri Teşkilatı zirvesi yapıldı. Azerbaycan Devlet Başkanı”nın ilginç bir stratejisi var. Zirveleri yaptığı belli bir şehir yok.Bir bakıyorsunuz tüm dünyaya mesaj verecek toplantılar, Karabağ’da, Şuşa’da, Bakü’de, Hankendi’de, bir bakıyorsunuz yaklaşık 100 Bin nüfuslu Gebele’de yapılıyor.

Neden Gebele?

İlham Aliyev bir kasaba büyüklüğünde Gebele’de 8 devlet başkanını ağırlayarak Azerbaycan’da kalkınmanın ve gelişmenin en ücra köşelere kadar yayıldığını gösterdi.

Sayın Aliyev Azerbaycan’ın her şehrine ayrı bir önem veriyor ve aslında Azerbaycan’ın her şehrinin ismini bu zirveler sayesinde hem Türk Devletleri’nin hem de tüm dünyanın hafızasına kazıyor.

Gebele’nin konumu da dikkat çekici ülkenin en kuzeyinde, Rusya ile sınır. Azerbaycan’a ait yolcu uçağının düşürülmesiyle oluşan Azerbaycan ve Rusya geriliminden sonra Rusya’nın hemen yanıbaşında Türk Devletleri Teşkilatı ülkelerinin bir araya gelmesi ve alınan kararların içeriği Rusya’ya da çok net mesaj. Bu mesaj sonuçlarını da verdi. Rusya Devlet Başkanı Putin, yolcu uçağının düşürülmesinin sorumluluğunu aldı, Azerbaycan’dan özür diledi ve tazminat ödemeyi kabul etti.

Zirvenin Söyledikleri

Ortak alfabe konusunda çalışmalarar hızlanacak. Türkiye, ortak alfabeyle Cengiz Aytmatov'un hayatını anlatan bir kitapla, Oğuznameleri basacak.

Suriye, Filistin ve bölgedeki istikrar konusunda TDT’nin barıştan yana duruşu kararlılıkla devam edecek. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, TDT’nın vazgeçilmez parçası. Türk Devletleri koşulsuz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklı davasında yanında olacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ilk defa bu kadar net dile getirdi, “Türkmenistan senin TDT’ye gözlemci üye olman yakışık almıyor şu kararını gözden geçir gel ailene tam katıl.”dedi. Azerbaycan Devlet Başkanı Aliyev’in güvenlik olmazsa kazanımlarımız tehlikede olur, gelin askeri alanda da bir olalım, iri olalım, diri olalım, Türk Devletleri Teşkilatı, Azerbaycan’da ortak askeri tatbikat yapsın mahiyetindeki sözleri, zirvenin en önemli mesajlarından biriydi. Türk Devleti Teşkilatı’nın, teşkilat dışı ülkelerle ilişkilerini geliştirmesi ve Türksoy’un güçlendirilmesi kararı da dünyaya Türk’ün mührünü vurmaya muktedir kararlardı.

Sonuç Niyetine

1.)Kamuoyu, yapılan açıklamalar doğrultusunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin TDT’ye daimi üyeliğini bekliyordu. Ama olmadı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin adı Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olmadığı sürece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kardeş Türk Devletleri tarafından resmi olarak tanınmadığı sürece Türk Dünyası’nın yumuşak karnı olmaya devam edecek.

 

2.)Türk artık son zamanlarda ilk defa bu derece hem bölgede hem de dünyada ağırlığını koymuş durumda. Başta Türk Birligi’nin beyni Türkiye ve kalbi Azerbaycan’ın ortaya koyduğu akılcı politika ve ağırlık sayesinde bugün, Rusya Türk’ten özür diliyor, Ermenistan masaya oturuyor, Amerika Filistin’de ateşkes sağlanması için araya girmek zorunda kalıyor, Suriye’de dengeler Türk’ün istediği şekilde kuruluyor. Güçlü bir Türk Birliği’nin bölgedeki istikrara katkısı ortada.

 

3. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Comart Tokayev: Azerbaycan’ın Büyük Şairi Bahtiyar Vahabzade’nin “Bir Türk’ün bir Türk’e düşman olmaya hakkı yoktur.” mısrasını hatırlatarak Türk Devletleri Teşkilatı’nın ana felsefesini ortaya koymuştur. Yıllar sonra Türkmenistan Devlet Başkanı’nın Azerbaycan’ı ziyaret etmesi de bu anlayışın Türk Devletleri arasında kabul gördüğünün göstergesidir.

 

Türk, Türk’e düşman olmayacak ki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hakkı korunsun.

Türk, Türk’e düşman olmayacak ki Filistin’deki, Suriye’deki masumun yüzü gülsün.

Türk, Türk’e düşman olmayacak ki Balkanlar’da, Doğu Türkistan’da, İran’da, Irak’ta, Ural’dan Altay’a, Tuna’dan Kafkasya’ya Türk’ün sesi gür çıksın.

Türk, Türk’e düşman olmayacak ki Türk tüm dünyaya nizam versin. Türk, sadece bir ırkın adı değildir. Türk adalettir, Türk merhamettir, Türk mazlumun dostu, zalimin düşmanıdır. Türk beklenendir, Türk özlenendir. Türk Gaspıralı’nın vurguladığı gibi ufak tefek sorunları bir kenara bırakarak “Dilde,İşte ve Fikirde Bir” olmak zorundadır. Yaşasın Irkımın Turan Ülküsü, Ne Mutlu Türk’üm Diyene…