Yerel Seçimler Yaklaşırken…
Yerel Seçime Giderken Türkiye Halk her kesimi ile ekonomik olarak hiç olmadığı kadar endişeli, Cumhurbaşkanlığı seçiminden bu güne kadar bile zam zam üstüne, Akar yakıt almış başını gidiyor, ulaşımdan gıdaya, gıdadan eğitime her şey için yapılan harcamalar hele de ev kiralarındaki artışlar artık cep değil, can yakıyor. Ev sahipleri de “Bir eve 3 milyon 5-10 milyon yatırım yapıyorum, ne yapayım 1000 TL’ye 2000 TL’ye mi kiraya vereyim? Evin maliyeti ucuz oldu da biz fazla mı kira istedik.” Diyor. Yıllardır iktidarı destekleyen sendikalar bile iktidarın karşısına geçip maaşların artış oranına isyan ediyor. Halk halinden belki de iktidar döneminde ilk defa bu kadar memnun değil.

Yerel Seçimlere Giderken Psikolojik Üstünlük Kimde?

Cumhur ittifakı ile Millet ittifakı arasında geçen genel  ve Cumhurbaşkanlığı seçimi yerel seçimde genel olarak partiler arasında geçecek. Kritik şehirlerde özellikle Ak Parti-MHP ittifakı büyük bir olasılıkla gerçekleşebilir. Ama bu seçim yenilgisinden sonra Millet İttifakının yerelde ittifak kurması hemen hemen imkansız. Yerelde Millet İttifakı paydaşlarının güç birliği yapmaması demek CHP^nin elinde olan İstanbul başta olmak üzere bir çok belediyenin Ak Parti’ye dolayısı ile Cumhur ittifakına geçmesi demek. Yerel seçimlere Cumhur İttifakı, Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimi kazanmış olmanın, karşısında oluşan Millet İttifakının dağılmışlığının verdiği psikolojik üstünlükle giriyor. Ekonomik sorunların yerel seçime yansıma ihtimalini göz ardı etmese de mevcut iktidar, belirleyeceği güçlü adaylarla bu dezavantajı aşabilmenin hesabını yapıyor.

 

İstanbul ve Ankara...

Genel  ve Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçları değerlendirildiğinde hala Millet İttifakının gücü bu iki şehirde ortada. Ancak bu güç  yerel seçimlerde CHP’de yine toplanacak mı yoksa bu güç özellikle İYİ Parti’ye doğru kayacak mı? Görülen tabloda İYİ Parti “Artık ben bağımsızım, sizden ayrı da milletin teveccühünü kazanabilirim, arkadaş. Biz sizi uyardık, aday yanlıştı dedik, siz genel seçimde bizi dinlemediniz, bizi de yaktınız kendinizi de artık kimse kusura bakmasın herkes kendi yoluna. Bakalım bu seçimde bizsiz ne yapacaksınız.” Diye haykırıyor. Ankara’da Mansur Yavaş, yine seçimin favorisi. Kendisine oy vermeyen AK Partilisinden de MHP’lisinden de oy alma potansiyeline sahip. Mansur YAVAŞ profili Cumhurbaşkanlığı seçiminde bile genel siyasete sanki mesafeli bir duruş sergiledi. Günlük siyasi tartışmalara ya girmedi, girse bile kullandığı dil yıpratıcı, kırıcı bir dil değildi. İstanbul’da Ekrem İmamoğlu, seçildiği dönemin popülaritesinden uzak. Genel  siyasete yakınlığı ve hevesi İstanbul’u  kendisinden uzaklaştırdı. Parti içerisinde liderine karşı başlattığı değişim hareketi aday yapılmama,  aday olsa bile CHP seçmeninden bile oy kaybetme ihtimalini oldukça arttırdı. AK Partili adayı destekleyecek Cumhur İttifakı gücüyle  CHP İstanbul’u kaybeder mi kaybeder.

 

Muhalefet Sorunu...

Bunca pahalılığa iktidardaki yıpranmışlığa ve hatalı yönetime rağmen eğer muhalefet birleşerek başarılı olamıyorsa, Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın şu cümlesine dikkat etmek lazım: “Biz altı parti olarak bu ülkeyi kavgasız, gürültüsüz, uyum içerisinde yöneteceğimizle alakalı gerekli güveni vatandaşımıza veremedik.” Evet tam da bu aslında BAŞARISIZLIĞIN nedeni. Siz bu halka muhalefet olarak güven veremediniz. Altılı masa samimiyetten uzak bir görüntü sergiledi. Ortak değerlerde bile birleşemedi. Altılı masanın büyük paydaşları CHP ve İYİ Parti bu başarısızlığı iliklerine kadar yaşarken aslında diğer paydaşlar bu seçimin kazananlarıydı. Tek başlarına seçime girseler, % 2’yi geçemeyecek partiler, CHP sayesinde mecliste grup kurdu. Ama en gerçekçi değerlendirmeleri de hem Gelecek Partisi Genel Başkanı Sayın Davutoğlu’nun, hem de Deva Partisi Genel Başkanı Babaca’nın yaptığı aşikar. Aslında yapılması gereken en mantıklı hamleyi de bu iki sayın genel başkan yaptı. Türk siyasi tarihine, bu oy oranı ile seçimlerde bu kadar kilit olup bu kadar çok vekil çıkarma başarısı stratejik zeka olarak geçmeli.

 

Mevcut Belediye Başkanlarına;

Eyyy!!! Şehrin Eminleri; İsterseniz şehrinizin sokaklarını altından döşeyin, isterseniz başkanı olduğunuz şehri yıkın yeniden en mükemmel şekilde imar edin, Nafile. Gönüllere girerek, o gönüllerde kalarak asıl başarıyı yakalarsınız. Merkezinde insan olmayan, gönüller yıkan gün gelir yıktığı yerden YIKILIR.

 

Bir başka yazımda görüşmek üzere, kalın sağlıcakla....